Ekran Resmi 2015-05-04 03.12.34
Homo Erectus’larla Tanışın
Mayıs 4, 2015
Ekran Resmi 2015-05-04 03.27.01
Terra Nova Seferi: Kaptan Scott
Mayıs 4, 2015
Ekran Resmi 2015-05-04 03.21.15

 

Sırt Çantamızla Yollara Çıkıp, Otostop Çekecektik!

Çekinme sende itiraf et hadi. Kandırmayalım birbirimizi, senin de hayallerinden birisiydi bu. Bilinçaltındaki yerini tarif edeyim istersen; hani şu kırmızı klasik arabayı satın alma hayalin vardı ya onun aşağısına in biraz, pembe panjurlu, bahçeli ev hayalinin hemen üstünde. Evet evet, işte tam orası. Bak orada sırt çantan var. Sonra gece uyumak için çadırda almışsın yanına. Yemekte de konserve fasulye var anlaşılan. Yanındaki saçı sakalına karışmış tip de gitarını almış yanına bak; Akdeniz Akşamları’nı söylüyorsunuz bed sesinizle. Siz iki üç tırt tip gece gelen uğultulardan tırsıp uyuyamıyorsunuz.

Ne günlerdi dimi? Elbette değildi. Sen bunları hiç yaşamadın ki. Bende yaşamadım. Hatta o gitarlı tip bile yaşamadı. Söylesene neden yaşamadık? Ne diye gitmedik ki oralara? Çok değil, böyle birkaç parça eşya ile sadece, düşseydik yolara ne olurdu ki? Neden yapmadığımızı bilmeden hala o koltukta oturmaya devam ettik. Hiç otostop çekmedik, durmayan arabalara küfretmedik, yeterince korkmadık, üşümedik, eğlenmedik, özgür hissetmedik… Haklı sebeplerimiz vardı ama değil mi? Okul, iş, sorumluluklar falan. Epey yoğunduk. Hep de yoğun olacağız, bitmeyecek telaşemiz. Birkaç acı platonik tecrübesinden sonra yolunda giden bir ilişkimiz olacak, yetmezmiş gibi bir de evleneceğiz. Çoluk çocuk, sonra torun torba. En sonunda da prostat ve varis gibi sorunlarımız olacak. Artık hiç özgürleşemeyeceğiz, alıp başımızı gidemeyeceğiz. Küçülecek sevinçlerimiz, hazlarımız… Sırt çantasının yerini eğri büğrü bir baston parçası alacak.

Sırtımızdaki ağırlık; çadır ve fasulye konservelerinden ibaret olmayacak artık. Belimiz bükülecek zamana karşı. Kahkahalarımızı ve saçmalamalarımızı yitireceğiz. Gençken, otostop çektiğimizde bizi almayan araba küfredip geçmeyecek, huysuz bir ihtiyar olup büyüteceğiz. Nedensiz tebessümlerimiz, çatık kaşlara bırakacak yerini… Keşke cesaret edebilseydik o zamanlar. Birkaç gün dahi olsa tadabilseydik özgürlüğü. Yakında yitireceklerimizi anımsayabilseydik o zamanlar.