Ekran Resmi 2015-04-27 20.54.51
Anarşist Annem
Nisan 27, 2015
Ekran Resmi 2015-04-27 21.21.36
HAYIRSIZ OĞULDAN MEKTUP
Nisan 27, 2015
Ekran Resmi 2015-04-27 21.11.39

Kadın, her doğduğunda  dünya yeniden yaratılır bir bedende.

Bir bedende var edilen dünyadan yeni dünyalar doğar…

Böyledir  kadın…

KADIN, Tanrı’ nın yeryüzündeki yansımasıdır.

Oysa bir adam çıkar mesela, güçlüdür bedeni, elleri büyük, ağzı

kocaman ve susmayan…

Bir adam çıkar mesela…

Mezardan çıkar gibi, ölmüş ve yaşamıyor ve anlamsızca…

Oysa bir çok adam vardır, adam demeye şahit ister…

Bir adam çıkar mesela, ezmek için her yol mübahtır ona.

Ağzından çıkan kelimelerle bile öldürebilirken bir kadını bir adam, gücünü sergilemeyi de ister. Güçlüdür. İnanılmaz derecede güçlüdür.

(Tamamen bedensel olarak; yoksa biliriz zayıftır bir adam. Elinde tuttuğu sertleşmiş arzularının büyümesi yoluyla atar kendini ancak dışarı.

Anlamından da anlaşılacağı gibi, içte biriken ve bir an önce dışarı çıkmayı bekleyen sabırsız meni gibidir bu adam.

Yapışkan, arsız, mide bulandırıcı ve çoğu zamanda gereksiz. Ama güçlüdür işte!!!)

Kadın naiftir. Dünya onun üzerine inşa edilmiş gibidir.

(Hah, işte tam bu noktada kadın oyuncu artık kendinden enstantaneler sunabilir seyirciye. Doğaçlama girsin rolüne. Kendisi gibi olsun. Güzel yani, anlamlı, insanın ruhuna dokunan bakışlarını yerleştirsin.

Kadın tüm güzelliğini sergilerken ruhuyla, erkek oyuncu da doğasındaki hayvanı, karnından çıkarır gibi çıkarsın. İşkence etsin arzularına.

Yapamayacağını düşünen erkek oyuncuya bir yönelim vermek gerekir şimdi: Sana hoş gelen bir kadına baktığında düşünceden arınan bedenine dışarıdan bak. Ruhuna bak. Ne şekle giriyor, nasıl değişiyor her şeyini gör ve sen de olanı oyna.)

VE BİR GÜN, ÇEKMİŞ BİR KADIN DEDİ Kİ;

(Pakistanlı, yüzüne asit atılmış bir kadındı kendisi. Erkek kanunlar; asit atan ellerin sahibi adama, sadece bir yıl ceza vermişti.)

Ey içinde karşı konulmaz arzular besleyen, erkek denen; kadına zulüm, insanlığa zarar yaratık. Bedenin ruhundan ayrılmadığı sürece, öğrenemeyeceksin sevmeyi de, sevilmeyi de, sevişmeyi de… Bana asit atan ellerin pislikten arınmayacak.

VE BİR GÜN ÖLDÜRÜLMÜŞ BİR KADIN DEDİ Kİ;

(Ki kendisi sokak ortasında çocuğunun gözlerinin önünde öldürülmüştü)

Hapishane duvarları sana azap çektirse de bin yıl, doyamam çektiğin acıya. Oğlumu da senin gibi bir adam yapacaksın ya gösterdiklerinle;  düşünüyordum, şimdi inanıyorum;bazıları, özellikle senin gibileri asla baba olmamalı. Ellerindeki kanın lekesi, çıkmayacak on bin yıl daha yaşasan da ruhundan. Onlar ateşte parlayacaklar.

VE BİR GÜN DEDİ Kİ 13 YAŞINDA

EVLENDİRİLMİŞ BİR KIZCAĞIZ;

Karnımdaki tıpkı benim gibi. Küçücük elleri var.

Lakin ben bir kız doğurmam, 13 yaşında gelin gitsin diye. Lakin ben bir erkek doğurmam, 13 yaşında bir kızı koynuna alsın diye.

Astı kendini sonra…

(Oyuncu, burada her şeyi sana bırakıyorum. Biliyorum bu duygular sende yok ama yoktan var etmesini bilirsin sen. Bilemezsin diye söylüyorum;

13 yaşındaki halini düşün ve en nefret ettiğin adamın kokusu içindesin.)

VE BİR GÜN BİR KADIN DEDİ Kİ;

Cennet annelerin ayağı altındaymış ya, tek tesellim o kaldı.  Ben de 13 yaşındaydım, onlarca adamın bana tecavüz ettiği sırada.

“ADAM!” lar düşündü elbet gördükçe;

– Ben yapmadım iyi ki.

– Ben öldürmedim iyi ki.

– Ben atmadım hiçbir kadının yüzüne asit.

– Ben gelin almadım küçükken daha.

       Ama kadın düşündü;

Bir erkek, başka bir erkekten farklı değildir. Bir erkek başka bir erkeğe mani olmadıysa, günah herkesin boynuna.

GÜNAH:

Tanrının insanlardan yapmamasını kesin bir dille emrettiği zamanlarda ortaya çıkar. Yapılmaması istenen, yapılmışsa eğer, günah işlenmiş olur.

Ve bir gün bir günaha karşı çıkamayacak olan o güçlü erkek de, günahtan nasibini alır.

Yeryüzünde cehennemi yaşayan kadınlara…

Biz bazı erkekler, bazı erkeklerin varlığından dolayı özür diliyoruz sizlerden.Kadınlar gününüz ve huzur içinde geçen her gününüz kutlu olsun.