fft243_mf1244437
MASALLARDAN NE ÖĞRENDİK
Nisan 22, 2015
Ekran Resmi 2015-04-27 20.54.51
Acımasız Ferhat ile Şirin Gerçekleri
Nisan 27, 2015
Ekran Resmi 2015-04-27 20.54.51

Aslında yazmayacaktım. Yaşamak yetiyordu bir de yazmakla deşmeye gerek yoktu. Ama işte olmuyor öyle. İstediğin kadar gül, gez, etrafta kahkahalar atarak dolaş, insanlar sana “ya ne kafa adam bu” desin ama geliyor bi noktada yakalıyor seni.

Cumartesi gecesi sabaha karşı, nasıl bir zaman dilimiyse işte, biriktirdiğim Behzat Ç. bölümlerini izleyeyim derken son bölüme, son sahneye öyle bir zamanda öyle bir halde yakalandım ki…

Evet evet hala sonu üç noktayla bitecek cümleler kurabilecek kadar yakalandım.

“Yapamam ben..”

Niye?

Korkaksın. Kendi duygularından korkuyorsun. Onları hayatın gerçeği, dünyanın şartları dediğin saçmasalak şeylerle süslüyorsun.

“En büyük felaketler senin başına gelmiş değil mi?”

Ne felaketi ki bunlar? Neyin felaketi ki? Ne acısından ne azabından bahsediyorsun sen? Dünya senin etrafında dönüyor, başka kimse yok. Kendi yarattığın hücrendesin ve kimseyi görmek istemiyorsun, seni çıkaran, nefes aldırana ise “gücüm yok” diyorsun.

Gücün yok hee gücün yok. Hücrende çürümeye gücün var çünkü.

“Mutsuz oluruz ben biliyorum”

E tamam işte mutsuz olalım. Mutsuz oluruz ne güzel.

Herkes mutlu biz mutsuz olalım.

Herkes sahte kahkahalarla birbirine on dakkada bir “Seni seviyorum” diyor; biz sarılıp ağlayarak sadece bakalım gözlerimizin içine.

Herkes rahat rahat yaşıyor, arabasıyla geziyor, tatile gidiyor, ankastre mutfağında yemekler pişiriyor; e biz Teka Ankastre’nin sunduğu Masterchef’i izleyip evde oturalım saatlerce amaçsızca.

Mutsuz olalım. Ne güzel işte.

Yok ama gücümüz yok değil mi?

Ben mutluluk istemiyordum ki hiç. Mutsuz olalım istiyordum beraber.

Şimdi o da gitti.

Mutsuzluğumu da götürdün.

Şimdi garip bi şeyin içinde dönüp dolanıyorum.

Ne yapayım ki şimdi.

Masterchef başladı. Onu izleyeyim..